Röportaj

Sabit Sorular (2): Selim Erdoğan

Sabit Sorular, Lagari Bilimkurgu’nun minimalist bir söyleşi projesidir. Sorular kısa ve doğrudandır. Tüm sorular bilimkurgu bağlamında cevaplandırılmalıdır. Memleketimizde bilimkurgu için emek veren insanları tanıma ve tanıtma amacını taşımaktadır.

            Ruhşen Doğan Nar

         1) Kimsin?

         Zaafları ve limitleriyle bir insan. Zaafları ve limitleriyle bulamayacağını bile bile gerçeği arayan belki de aradığını sanan bir insan. Bu arayışın yöntemi dışında bir şeye sadakat duymayan, belki de duymadığını sanan bir insan.

         2) Neden bilimkurgu?

         Eğip bükmeyi, düşünce deneyi yapmayı, yarattığım karakterleri enteresan ortamlarda sınamayı, onlara arama yaptırmayı, uç sorular ve sorunlarla boğuşturmayı, reductio ad absurdum’a boyut vermeyi severim. Ama illa bilimkurgu değil.

         3) Ne yaptın?

         Gezebildiğim kadar gezdim. Girebildiğim deliklere girdim. Çıkabildiğim yüksekliğe çıktım(bu fazla değil!) Biraz daldım bile. Yazmak ve düşünmek için okuma ve kontrollü tehlike dâhil (tanım gereği mümkün olmayabilir bu aslında!) deneyime önem verdim. İkibinseksendört’te bilincin kökenini sorguladım. Denizatı Vadisi’nde ölümsüzlüğü aradım, Gofer Ağacı’yla yerçekiminin bilim paradigması, din ve finans piyasasındaki yerini kaşıdım. Anlam dünyamızla aramızdaki ilişkinin kalınlığına, anlamı evirip çevirme yeteneğimiz ya da zaafımıza Trinidad’ın Dönüşü’yle göz attım. Konformist eğilimlerimiz, olan biten karşısındaki yılgınlık ve bıkkınlığımızın sonuçlarına Kurbağa Adası’nda katlandım. Perili köşkle akıllı evi Yeryüzü Müzesi’ndeki Büyük Peri’de bir araya getirdim.  

         4) Ne yapacaksın?

Tezgahta mizah var. İlla bilimkurgu değil demiştim! Sonra belki bir suç drama olabilir. Arada çocuklar büyür herhalde. Motosikletle Hindistan hayalimi hâlâ inatla koruyorum. İrili ufaklı planlar var ama ne ülke ne Dünya uzun vadeli plan için müsait artık.

         5) Ne okuyalım ve izleyelim?

Ne okursanız ne izlerseniz izleyin ama seçici olun. Yüz binlerce kitabı okuyamazsınız. Yüz binlerce filmi izleyemezsiniz. Zaman değerli. Seçmek için yöntem belirleyin. Bu yöntem güvendiğiniz birinin tavsiyesi de olabilir, bazı medya ortamlarındaki listeler de. Kitap da film de zaman yatırımıdır. Bu yatırımı yapmadan önce biraz araştırın. Eleştiri okuyun. Beğenmediğiniz işlere devam etmeyin. Sıkıldığınız bir kitabı bitirmeye çalışmak zamanı akıllıca kullanmamaktır. Kutsal metin muamelesi yapmayın kitaba. Bir diğer yöntem elinize ne geçerse beş on sayfa bakmak, bir filmin on dakikasını izlemektir. İlk on sayfa/dakika beklemediğiniz kadar çok ipucu içerir. Elinizden ne kadar çok kitap (yarım bırakılmışlar da dâhil) geçerse o kadar zenginleşirsiniz.

Paylas:
error0
fb-share-icon20
Tweet 20
fb-share-icon20

Ruhşen Doğan Nar

1988, İzmir doğumlu. Dokuz Eylül Üniversitesi’nde Mütercim-Tercümanlık okudu. İngilizce öğretmenliği yapmakta. 2016 Şerzan Kurt Öykü Yarışmasında Türkçe öykü dalında ödüle layık görüldü. Bilimkurgu öykülerinden oluşan ilk kitabı "İçimdeki Robot", Yitik Ülke Yayınları'ndan 2019 yılında çıktı. "İçimdeki Robot", Kayıp Rıhtım Okur Anketi'nde "Yılın En İyi Yerli Spekülatif Öykü Kitabı" kategorisinde ikinci olmayı başardı. İkinci öykü kitabı "Bir Gün Mutlaka Delireceğim" 2020'de okurlarla buluştu. İthaki Yayınları’nın “Yeryüzü Müzesi” ve Yitik Ülke Yayınları’nın “Mutsuz Aşk Vardır” derlemelerinde öyküleriyle yer aldı. "Uyan!" adlı bilimkurgu fankiti, Fanzin Apartmanı tarafından basıldı. Bilimkurgu Kulübü ve Fanzin Apartmanı'nda yazılar kaleme almaktadır. Çeşitli dergi ve fanzinlerde öyküleri yayımlanmaktadır.

Bir yanıt yazın